Arkadaş, biz bu akşam ne izledik böyle ya? Hani ekrana kilitlenirsin de nefes almayı unutursun ya, tam olarak öyle bir 90 dakikaydı! Eryaman Stadyumu’nda futbol adına adeta bir çılgınlık yaşandı. İki takımın da savunmaları “buyur geç kardeş” modunu açınca, sahada tam 7 gollü bir sinema filmi izledik. Analitik taraftan bakarsak, toplamda 5.16 xG (Gol Beklentisi) üretilen ve kalelere tam 32 şutun fırlatıldığı bu maç, taktik disiplinin tamamen çöktüğü ama seyir zevkinin tavan yaptığı bir kaosa dönüştü. İki takımın da bitiricilik tavan yaptı yapmasına ama arkada verdikleri zafiyetler kelimenin tam anlamıyla intihardı!
İlk Yarıdaki Düello: Savunmalar Uyudu, Augusto Panterleşti!
-
Maçın ilk yarısı tam bir taktiksel anarşiydi abi, valla billa! Maça fırtına gibi giren Başkent ekibi, henüz 5. dakikada Trabzonspor savunmasının uyumasını iyi değerlendirdi. Göktan Gürpüz’ün asistiyle Dimitris Goutas tilki gibi sızıp perdeyi açtı. Trabzonspor şoku atlatamadan Franco Tongya ile fark ikiye çıktı. Ancak Trabzonspor’da bir Felipe Augusto vardı ki, adam tek başına isyan bayrağını açtı, resmen devleşti! İlk yarının uzatmalarında attığı golle takımını soyunma odasına umutlu götürdü.
-
05′ GOL! Göktan’ın adrese teslim pasında Goutas kafayı çaktı: 1-0. (Savunma yerleşim hatası evlere şenlik!)
-
31′ GOL! Oğulcan Ülgün’ün asistinde Tongya sahnede, Gençlerbirliği farkı ikiye çıkardı: 2-0.
-
45’+2 GOL! Felipe Augusto ceza sahasında bitti, ilk yarının skorunu tayin etti: 2-1.
İkinci Yarıdaki Geri Dönüş: Maestro Pasları ve Jeneriklik Goller!
-
İkinci yarı başladı, biz daha “Trabzon toparlar mı?” demeye kalmadan sahneye yine o adam çıktı! Felipe Augusto 50. dakikada Ernest Muçi’nin maestro pasıyla öyle bir vurdu ki, jeneriklik gol! Skor 2-2 oldu, ortalık alev aldı. Ama Gençlerbirliği “Biz buradayız” dedi; hemen iki dakika sonra Oğulcan Ülgün kalite kokan bir vuruşla takımını öne geçirdi. 58’de Sekou Koita skoru 4-2’ye getirince “Bu iş bitti” dedik ama Trabzonspor’un pes etmeye niyeti yoktu. 67’de kazanılan penaltıyı Muçi ağlara gönderdi ve kalan dakikalar tam bir sinir harbine döndü.
-
50′ GOL! Muçi’nin harika pasında Felipe Augusto kendisinin ve takımının ikinci golünü attı: 2-2.
-
52′ GOL! Mimaroğlu’nun pasında maçın oyuncusu Oğulcan Ülgün kalitesini konuşturdu: 3-2.
-
58′ GOL! Göktan Gürpüz bir asist daha yaptı, Koita panter gibi bitirdi: 4-2.
-
67′ GOL (Pen.)! Ernest Muçi penaltıdan kaleciyi avladı, umutları tazeledi: 4-3.
İkinci Yarıdaki İptal Golü ve Son Dakika Sinir Harbi
-
Maçın kırılma anı kesinlikle 75. dakikaydı. Franco Tongya ile Gençlerbirliği bir gol daha buldu, tribünler “5 oldu” diye ayağa kalktı ama VAR devreye girdi ve gol iptal edildi! Son dakikalar ise tam bir yürek dayanmaz cinstendi. Trabzonspor beraberlik için tüm hatlarıyla yüklendi, Gençlerbirliği kontralarla maçı koparmaya çalıştı. 90+1 ve 90+4’teki oyuncu değişiklikleriyle Başkent ekibi oyunu soğuttu ve bu çılgın 3 puanı hanesine yazdırmayı başardı.
İstatistikler Yalan Söylemez: Defanslar Tatilde, Hücumlar Resitalde!
-
İstatistik kağıdına baktığımızda Trabzonspor’un %63 ile topa daha fazla sahip olduğunu görüyoruz ancak bu baskı tamamen verimsiz bir yerleşimin eseriydi. İki takımın da xG (Gol Beklentisi) oranları neredeyse kafa kafaya (2.56’ya 2.60). Yani iki takım da savunmada o kadar büyük gedikler verdi ki, net gol pozisyonu üretmek çocuk oyuncağına döndü.
| İstatistik | Gençlerbirliği | Trabzonspor |
| Topa Sahip Olma | %37 | %63 |
| Beklenen Gol (xG) | 2.56 | 2.60 |
| Toplam Şut | 18 | 14 |
| Net Gol Pozisyonu (Büyük Şans) | 4 | 3 |
| Kaleci Kurtarışları | 4 | 5 |
| Köşe Vuruşu | 6 | 6 |
-
Rakamlar ortada abi; Trabzon topu aldı, çevirdi ama arkada öyle kontralar yedi ki, şuta neden olan 2 büyük hata direkt tabelaya yansıdı. Gençlerbirliği ise %37 topa sahip olmayla tam 18 şut üretti! Bu, “Sen oyna, ben senin zaaflarını cezalandırırım” taktiğinin analitik bir kanıtıdır. İki takımın kalecileri toplamda 9 kurtarış yapmasa, tarihi bir çift haneli skor izleyebilirdik.
Sezon / Lig Durumu Raporu
Bu çılgın galibiyetin ardından Gençlerbirliği 35 puanla ligin zirve takibini (3. sıra) büyük bir coşkuyla sürdürüyor ve “Ben bu yarışta varım!” diyor. Trabzonspor ise 15 puanla 14. sırada kalarak tehlike çemberinden bir türlü uzaklaşamadı.
Buradan iki hocaya da sesleniyorum: Gençlerbirliği teknik ekibi, hücum şahane, geçişler harika ama bu arka beşlinin hali ne Allah aşkına? Her gelen tehlike oluyor, buna acil önlem şart! Trabzonspor cephesine ise ne desek boş; takımda bariz bir yardımlaşma ve savunma koordinasyonu problemi var, acilen bu dağınık görüntüye profesyonel bir neşter vurulmalı yoksa bu taraftarın sabrı kalmadı, valla billa!