Ankara Eryaman Stadyumu’nda kelimenin tam anlamıyla iki farklı perdelik bir tiyatro izledik. İlk yarıda sahada fırtına gibi esen, topu rakibine göstermeyen ve maçı daha ilk 45 dakikada bitiren bir Fenerbahçe vardı; ikinci yarıda ise “Nasıl olsa üçü attık, beyler vites küçültün” rehavetine kapılan bir sarı-lacivertli armada. Gençlerbirliği toplamda 1.16 xG (Gol Beklentisi) üretip maça ortak olmaya çalışsa da, Fenerbahçe’nin 1.68 xG’lik kalitesi ve bitiriciliği Başkent’te fişi erken çekti. Abi valla billa, ilk yarıdaki o Fenerbahçe neydi öyle? Resmen resital sundular, tribünleri ayağa kaldırdılar! Ama ikinci yarıdaki o vites küçültme, o defans arkasına atılan toplardaki uyku modu… Neyse, gelin şu filmi başa sarıp detaylara bakalım.


İlk Yarıdaki Fenerbahçe Kasırgası: Başkent’te Fas Usulü Samba!

Fenerbahçe maça öyle bir baskıyla başladı ki, Gençlerbirliği savunması neye uğradığını şaşırdı, resmen evlere şenlik bir defans kurgusu vardı karşılarında. Sarı-lacivertliler ön alan baskısıyla rakibi adeta kendi ceza sahasına hapsetti. Teknik açıdan bakarsak, Gençlerbirliği’nin kompakt kalamaması ve hatlar arasındaki devasa boşluklar, Fenerbahçe’nin ekmeğine yağ sürdü.

  • 14′ GOL! [0-1] – Pedro Pereira (K.K.): Sağ kanattan gelişen akında Gençlerbirliği savunmasında Pedro Pereira ters bir vuruşla topu kendi ağlarına gönderdi. Şans yanımızdaydı eyvallah ama o baskıyı kurmazsan o hatayı da yaptıramazsın abi!

  • 35′ GOL! [0-2] – Youssef En-Nesyri: A. Brown’un asistinde Faslı golcü kalitesini konuşturdu. Ceza sahasında tilki gibi sızdı, savunmanın arasından sıyrılıp topu filelerle buluşturdu. Kaleci sadece izledi yemin ediyorum!

  • 40′ GOL! [0-3] – Youssef En-Nesyri: İlk golün sıcaklığı geçmeden sahnede yine o vardı! En-Nesyri bu sefer kendi hazırladığı pozisyonda bitiricilik dersi verdi. İlk yarı bitmeden skor 3-0 olunca, Başkent’te deplasman tribünü “Şinanay da yavrum şina şina nay” moduna geçti bile!


İkinci Yarıdaki Rehavet ve Başkent Direnişi: Goutas Sahneye Çıkıyor

İkinci yarı başlarken Fenerbahçe teknik heyeti herhalde “Bu maç bitti” diye düşündü ki takım tamamen rölanti bir oyuna döndü. İşte bu taktiksel gevşeme, Süper Lig’de her an cezalandırılır. Gençlerbirliği ikinci yarıda daha cesur oynadı, hatları öne çıkardı ve Fenerbahçe savunmasının arkasına sarkmaya başladı.

Maçın kırılma anlarından biri 64. dakikaydı. Gençlerbirliği duran toptan veya organize bir klinikle Dimitris Goutas ile golü buldu. Goutas’ın vuruşunda Fenerbahçe defansı adeta uyku modundaydı, hani “Buyur birader, at” der gibi bir adam paylaşım zafiyeti izledik. Bu golle Gençlerbirliği umutlansa da, Fenerbahçe’de sonradan oyuna giren Talisca ve İrfan Can Kahveci gibi ayaklar orta sahada topu tutarak tansiyonu düşürdü, maçı jeneriklik bir kaosa dönmeden bitirmeyi başardı.


İstisatler Yalan Söylemez: Sayıların Söylediği Acı Gerçekler

Fenerbahçe %62 topla oynama oranıyla maçın hakimi gibi görünse de, kalesinde gördüğü 9 şutun 3’ünün isabetli olması ve Gençlerbirliği’nin yakaladığı 2 büyük gol şansı, savunma bloğunun alarm verdiğini gösteriyor.

İstatistik Gençlerbirliği Fenerbahçe
Topa Sahip Olma %38 %62
Beklenen Gol (xG) 1.16 1.68
Toplam Şut 9 13
Net Gol Pozisyonu 2 3
Kaleci Kurtarışları 1 2
Köşe Vuruşu 3 3

Şimdi bu tabloya bakınca insan sormadan edemiyor: Abi, 1.68 xG üretip 3 gol atmak müthiş bir bitiricilik performansı, En-Nesyri panterleşti resmen, eyvallah. Ama rakibe kendi evinde 1.16 xG ve 2 net gol pozisyonu vermek nedir? Gençlerbirliği forvetleri biraz daha gününde olsa, valla billa maç 3-3’e bile gelebilirdi. Fenerbahçe’nin bu cömert ve dağınık savunma anlayışını acilen toparlaması lazım.


Başkent’te Son Düdük ve VAR Sakinliği

Maçın son dakikalarında Gençlerbirliği’nde oyuna sonradan giren isimlerin getirdiği bir hareketlilik vardı. 88. dakikada yaşanan oyuncu değişiklikleriyle oyun iyice sıkıştı. Hakem Çağdaş Altay maça 4 dakika ilave etti. Son saniyelerde Gençlerbirliği’nin Adama Malouda Traoré ile bulduğu bir pozisyon vardı ki, sol ayakla üst köşeye giden şutta top az farkla dışarı çıktı; hani taraftarın yüreği ağzına geldi derler ya, tam olarak öyle bir andı! Neyse ki hakem VAR incelemesine gerek kalmadan maçı bitiren düdüğü çaldı da sarı-lacivertliler derin bir “Oh!” çekti.

Sezon / Lig Durumu Raporu

Bu sonuçla birlikte Fenerbahçe 4. haftayı kayıpsız atlatarak zirve yürüyüşünü sürdürdü ve şampiyonluk yolunda “Ben buradayım” mesajını verdi. Gençlerbirliği ise evinde savaşsa da puan koparmayı başaramadı ve alt sıralardan kurtulma mücadelesinde yara aldı.

Fenerbahçe teknik ekibine tavsiyemiz; ilk yarıdaki o iştahlı, ne yaptığını bilen taktiksel deha harikaydı ancak ikinci yarıdaki o “bize bir şey olmaz” havası ilerleyen haftalarda baş yakar, aman dikkat! Gençlerbirliği’ne ise sitemimiz net: Be birader, maça başlamak için illaki kalenizde 3 gol görmeyi mi beklediniz; ilk yarıdaki o ürkekliği bırakıp ikinci yarıdaki gibi oynasaydınız şimdi bambaşka bir senaryoyu konuşuyor olurduk!