Cumartesi akşamı Eryaman Stadyumu’nda kelimenin tam anlamıyla iki farklı perde izledik. İlk yarıda sahada ne yaptığını bilen, makine gibi işleyen bir Galatasaray varken; ikinci yarıda adeta “bitse de gitsek” moduna giren bir takım ve onları sahasına hapseden bir Gençlerbirliği vardı. Toplamda 20 şutun atıldığı ve $2.74$ toplam xG (Gol Beklentisi) üretilen maçta, Galatasaray ilk yarıdaki bitiriciliği sayesinde 3 puanı cebine koydu ama ikinci yarıdaki savunma zafiyetleri ve top kayıpları taraftara resmen ecel terleri döktürdü. Gençlerbirliği ise küme düşme hattının koridorlarında gezinmesine rağmen ikinci yarıda öyle bir reaksiyon gösterdi ki, “Abi valla billa helal olsun” dedirtti ama güçleri yetmedi.

İlk Yarıdaki Dominasyon: Icardi Golü Kokladı, Yunus Şov Yaptı!

  • Galatasaray maça adeta fırtına gibi, tabiri caizse “yangından mal kaçırır gibi” başladı. Gençlerbirliği savunması daha ne olduğunu anlamadan, henüz 2. dakikada golü kalesinde gördü.

  • 02′ GOL! Yunus Akgün’ün şahane asistinde Mauro Icardi sahneye çıktı. Arjantinli tilki gibi sızdı ceza sahasına, klasına yakışır şekilde dokundu ve Aslan’ı öne geçirdi: 0-1.

  • 35′ GOL! Bu kez roller değişti. Gabriel Sara’nın pasında ilk golün asistçisi Yunus Akgün topu ağlara gönderdi: 0-2. İlk yarı boyunca Galatasaray %56 ile topa hükmederken, Gençlerbirliği savunması evlere şenlik bir görüntü çizdi, adeta uyudu.

İkinci Yarıdaki Geri Dönüş: Niang Panterleşti, Cimbom Ecel Terleri Döktü

  • İkinci yarıda ise bambaşka bir senaryo izledik. Okan Buruk’un öğrencileri tabelanın rahatlığına kapılıp rehavete girince, Gençlerbirliği teknik direktörü hamlelerini yaptı. Oyuncu değişiklikleriyle direnci artan Ankara temsilcisi, Galatasaray’ı kendi yarı alanına hapsetti.

  • 66′ GOL! Adama Traoré’nin asistinde M’Baye Niang öyle bir vurdu ki, top ağlarla buluştu: 1-2. Bu golden sonra Gençlerbirliği beraberlik için yüklendikçe yüklendi. Galatasaray’da Davinson Sánchez savunmada panterleşmese, o kritik müdahaleleri yapmasa valla billa maçın dönmesi işten bile değildi. Galatasaray ikinci yarıda geçiş hücumlarını ve net gol pozisyonlarını o kadar cömertçe harcadı ki, teknik heyet kulübede saç baş yoldu.

İstatistikler Yalan Söylemez: Kağıt Üstünde Aslan, Sahada Ankara Rüzgarı

Galatasaray analitik verilerde (özellikle xG kalitesinde) üstün görünse de, Gençlerbirliği’nin toplam şut sayısında 11’e 9 öne geçmesi ikinci yarıdaki baskının en net kanıtı. Cimbom, yakaladığı 3 büyük şansın 2’sini gole çevirerek işi bitirdi, yoksa ikinci yarıdaki futbol tam bir fiyaskoydu.

İstatistik Gençlerbirliği Galatasaray
Topa Sahip Olma %44 %56
Beklenen Gol (xG) 0.49 2.25
Toplam Şut 11 9
Net Gol Pozisyonu 0 3
Kaleci Kurtarışları 0 2
Köşe Vuruşu 2 4

Bu sayılar bize şunu söylüyor: Galatasaray kalitesini konuşturup maçı ilk yarıda kopardı. Ancak kalesinde devleşen bir kaleci performansı olmamasına rağmen (Gençlerbirliği kalecisi günü 0 kurtarışla tamamladı), koca ikinci yarıyı isabetli şut atamadan tamamlamak şampiyonluk yolundaki bir takım için ciddi bir taktiksel zafiyettir. Gençlerbirliği ise pozisyonları çok cömertçe harcadı, ceza sahası dışından bulduğu şutlarda çerçeveyi bulsa şu an bambaşka bir şey konuşuyorduk.

Son Dakika Nefes Kesti: İptal Edilen Gol ve Müthiş Baskı

Maçın kırılma anlarından biri şüphesiz 50. dakikada yaşanan pozisyondu. Leris Sané ile Gençlerbirliği ağları havalandırdı, tribünler “Gool” diye ayağa kalktı ama VAR incelemesi sonrası gol iptal edildi. Hakem Batuhan Kolak’ın bu kararı maçın tansiyonunu iyice yükseltti. +6 dakikalık uzatma bölümünde Gençlerbirliği’nden Thalisson 90+1’de kafayı vurdu, top az farkla dışarı çıktı. O an tüm Galatasaray tribünlerinin kalbi durdu desek yeridir, resmen direkten döndü Cimbom!

Sezon / Lig Durumu Raporu

Bu sonuçla birlikte Galatasaray 30. haftada puanını 68’e yükselterek şampiyonluk yolunda dev bir adım daha attı ve liderliğini perçinledi. Gençlerbirliği ise 25 puanda kalarak küme düşme hattının sıcaklığını ensesinde hissetmeye devam etti.

Gençlerbirliği teknik ekibine tavsiyem; bu cesur ve basan oyunu maçın geneline yaymaları, yoksa bu bitiricilikle alt lig kaçınılmaz olur. Okan Buruk hocaya da samimi bir sitem gönderelim: “Aman hocam, 2-0’dan sonra takımın bu kadar geriye çekilmesi, vites küçültmesi şampiyonluk yolunda başı çok ağrıtır, bu rehavete acil bir çözüm bulman şart!”