Maç bittiğinde televizyon karşısında, tribünde kim varsa derin bir nefes aldı, çünkü sahada kelimenin tam anlamıyla soluk kesen, adeta “Premier Lig esintili” bir kaos futbolu vardı. Toplamda 31 şutun atıldığı, xG (Gol Beklentisi) tabelasının havada uçuştuğu ve tam 7 golün çıktığı bu 90 dakika, taktik dehaların değil, hücumcuların şovuna ve savunmaların “evlere şenlik” performansına sahne oldu. Trabzonspor, deplasmanda oyunun mutlak hakimi gibi görünse de (3.62 xG üretmek nedir abi, halı sahada bu kadar pozisyona girilmiyor!), Başakşehir’in pes etmeyen direnci maçı tam bir sinir harbine çevirdi.

İlk Yarıdaki Gol Düellosu: Defanslar Erken İzne Çıkmış!

  • Maçın ilk düdüğüyle birlikte iki takım da savunma yapmayı tamamen unuttu. Başakşehir, 22’de Davie Selke’nin penaltısıyla öne geçtiğinde Trabzonspor şoku çabuk atlattı. 37’de Felipe Augusto sahneye çıktı, skoru eşitledi. İlk yarının uzatma anlarında (45′) Eldor Shomurodov öyle bir tilki gibi sızdı ki, Trabzonspor savunması adeta uyku modundaydı ve devreyi Başakşehir 2-1 önde kapattı.

    • 22′ Gol (1-0): Davie Selke penaltıdan topu ağlara gönderdi, Başakşehir öne geçti.

    • 37′ Gol (1-1): Felipe Augusto, kaleci Muhammed’i çaresiz bırakan vuruşuyla maça dengeyi getirdi.

    • 45′ Gol (2-1): Eldor Shomurodov, ilk yarının bitimine saniyeler kala savunmanın hatasını cezalandırdı.

İkinci Yarıdaki Geri Dönüş: Muçi Alev Aldı, Yandı Buralar!

  • İkinci yarıda sahada bambaşka bir Trabzonspor vardı. Teknik direktörlerin taktiksel hamlelerinden ziyade, oyuncuların bireysel isyanı maçı kopardı. 76’da Paul Onuachu penaltıdan skoru eşitledi, o andan sonra fırtına koptu. Sadece bir dakika sonra, 77’de Ernest Muçi, Maestro paslarının hakkını vererek jeneriklik bir golle Trabzonspor’u öne geçirdi. Maç bitti derken 90+1’de Başakşehir’de Bertuğ Yıldırım kafayla skoru 3-3 yaptı, stadyum yıkıldı! Ama durun, film bitmemişti…

İstatistikler Yalan Söylemez: Kaleci Muhammed Tek Başına Direndi!

  • İstatistiklere baktığımızda Trabzonspor’un %64 topa sahip olma oranı ve ürettiği 3.62 xG, oyunun tek kale oynandığının kanıtı. Ancak Başakşehir kalecisi Muhammed Şengezer, kalesinde tam 4 gol görmesine rağmen yaptığı 8 net kurtarışla panterleşti, takımını maçın içinde tutmak için adeta canını dişine taktı.

İstatistik Başakşehir Trabzonspor
Topa Sahip Olma %36 %64
Beklenen Gol (xG) 1.99 3.62
Toplam Şut 9 22
Net Gol Pozisyonu 3 5
Kaleci Kurtarışları 8 0
Köşe Vuruşu 1 10
  • Bu sayılar bize net bir şey söylüyor: Başakşehir 9 şutun 3’ünü gol yaparak inanılmaz bir bitiricilik sergiledi ama arkada o kadar çok açık verdi ki, Trabzon’un 22 şut çekmesine engel olamadı. Trabzonspor ise kaleyi bulan 12 şutta sıfır çeken kendi kalecisine rağmen hücum hattının cömert olmayan, yırtıcı oyunuyla maçı söke söke aldı.

90+11’deki Son Söz: Ernest Muçi!

Valla billa ne maçtı ama! Herkes “Maç 3-3 bitti, iki takım da birer puana razı” derken, sahneye uzatmaların da uzatmasında, 90+11. dakikada yine o çıktı: Ernest Muçi! Başakşehir savunmasının artık yorgunluktan ve konsantrasyon kaybından darmadağın olduğu o salisede, Muçi ceza sahasında bitiverdi ve topu ağlara zımbaladı: 3-4! Bu gol sadece 3 puanı getirmedi, stadyumu adeta Trabzon tribününe çevirdi.

Sezon / Lig Durumu Raporu

Bu çılgın sonuçla birlikte zirve takibini sürdüren Başakşehir çok ağır bir yara alırken, Trabzonspor bu deplasman galibiyetiyle üst sıralara doğru dev bir adım attı ve taraftarına şahane bir hediye verdi.

Başakşehir teknik ekibine tavsiyem; acilen o arka hattaki evlere şenlik savunma zafiyetine bir çare bulmaları, yoksa daha çok canları yanar. Trabzonspor cephesine ise sitemim şu: Abi bu kadar pozisyona girip, kalenize gelen her topu içeri alarak taraftarın kalbine indirmek zorunda mısınız? Neyse, futbolun güzelliği de tam olarak bu çılgınlıkta gizli!