Cumartesi akşamı İstanbul’da kelimenin tam anlamıyla “evlere şenlik” bir 90 dakika izledik abi! İki takım da sahaya futbol oynamaya, izleyenleri de mest etmeye çıkmış. Toplamda 23 şutun atıldığı, gol beklentisi (xG) verilerinin havada uçuştuğu maçta tabelanın 2-2’de kalması tamamen kaderin bir cilvesi. Başakşehir topa hükmedip pas trafiğiyle (493 pas) seti delmeye çalışırken, Rize takımı tam bir kontra atak canavarı gibi geçiş hücumlarıyla rakibinin canına okudu. Analitik olarak bakarsak Başakşehir 1.45 xG üretirken, Rize 0.48 xG gibi düşük bir orandan iki gol çıkardı; yani Karadeniz ekibi bitiricilikte adeta panterleşti, bulduğunu içeri tıktı!
İlk Yarıdaki Dönüm Noktası: Erken Şok ve Taha Şahin’in Sahne Alışı
Maçın ilk yarısı tam bir taktik savaşı şeklinde başladı ama Rize’nin savunma arkası koşuları Başakşehir’in ağır stoper hattını perişan etti. Çağdaş Atan’ın öğrencileri arkada öyle bir yerleşim hatası yaptı ki, Rize bu zaafı tilki gibi sızarak cezalandırdı.
-
12′ Penaltı İptali: Eldor Shomurodov ceza sahasında yerde kaldı, hakem beyaz noktayı gösterdi ama VAR uyardı, pozisyon iptal. Tribünler buz kesti!
-
19′ GOL (0-1) – Eldor Shomurodov: Penaltı iptal mi oldu? Şomurodov “Fark etmez kardeş, akarım” dedi! Savunmanın uyumasını şahane cezalandırdı ve İlhan Palut’un planını tıkır tıkır işletti.
-
45’+1 GOL (1-1) – Taha Şahin: İlk yarı tam Rize’nin üstünlüğüyle bitecek derken, maçın adamı seçilen Taha Şahin öyle bir vuruş yaptı ki, jeneriklik! Soyunma odasına giderken tabelayı eşitledi ve Başakşehir’e “Ben buradayım” mesajını verdi.
İkinci Yarıdaki Kırılma: Kulübe Savaşları ve Bertuğ’un İnadı
İkinci yarıda iki hoca da hamle oyuncularını sahaya sürerek taktiksel bir satranç oynadı. Başakşehir tempoyu artırıp Rize’yi kendi yarı alanına hapsetmek istedi ancak geçiş savunmasındaki o kronik zafiyet yine baş gösterdi.
-
68′ GOL (1-2) – Valentin Mihăilă: Rize yine hızlı çıktı, Mihăilă sol çaprazdan maestro pası gibi gelen topla buluştu ve kaleci Muhammed’i çaresiz bıraktı. Valla billa adamlar kontranın kitabını yazdı bu maçta!
-
74′ GOL (2-2) – Bertuğ Yıldırım: İşte maçın kopma anı! Oyuna sonradan giren Jakub Kałuziński’nin asistiyle buluşan Bertuğ, kalitesini konuşturdu. Ceza sahasında adeta havada asılı kalarak kafa şutuyla (0.20 xG ama 0.89 xGOT yani kaleyi bulan şut kalitesi değeriyle) topu sol alta çaktı. Muazzam bir bitiricilik, şahane bir gol!
İstatistikler Yalan Söylemez: Sayıların Sahadaki Röntgeni
Başakşehir topu domine etti, Rize ise kaleyi gördüğü yerden şutladı. Ev sahibi ekip net gol pozisyonu üretmekte zorlanırken, Rizespor ceza sahası dışından attığı 9 şutla rakip savunmanın yerleşim hatalarını sürekli tehdit etti. Başakşehir kalecisi Muhammed 5 kurtarışla devleşip adeta panterleşmeseydi, Rize İstanbul’dan üç puanı cebe koyup dönebilirdi.
| İstatistik | Başakşehir | Çaykur Rizespor |
| Topa Sahip Olma | %57 | %43 |
| Beklenen Gol (xG) | 1.45 | 0.48 |
| Toplam Şut | 10 | 13 |
| Net Gol Pozisyonu | 1 | 0 |
| Kaleci Kurtarışları | 5 | 2 |
| Köşe Vuruşu | 4 | 4 |
Rakamlar net ortada abi; Başakşehir %57 topa sahip olup 429 isabetli pas yapsa da, bu dominasyonu ceza sahası içinde öldürücü pozisyonlara dönüştüremedi. Rize ise 0.48 xG ile oynayıp 2 gol buldu! Bu, futbolun yazılmamış kuralıdır; analitikte ne kadar üstün görünürsen görün, savunmanda evlere şenlik boşluklar bırakırsan, rakip cezayı keser.
Son Dakikalardaki Kaos ve Tansiyon
Maçın son 15 dakikası tam bir sinir harbi, tam bir tribün coşkusuydu! İki takım da “1 puan bana yetmez” diyerek yardırdı. 79 ve 86’daki oyuncu değişiklikleriyle oyun iyice kör dövüşüne döndü. Son saniyelerde ceza sahası içi ana baba gününe döndü, yürekler ağza geldi ama o top bir türlü üçüncü kez çizgiyi geçmedi. Yiğit Arslan’ın bitiş düdüğüyle iki taraf da sahadan birer puanla ayrıldı.
Sezon / Lig Durumu Raporu
-
haftanın sonunda Başakşehir bu beraberlikle 29 puanla 5. sıradaki yerini korurken, Çaykur Rizespor 19 puanla 8. sırada kendine yer buldu. Avrupa kupası kovalayan Başakşehir için iç sahada kaybedilen bu 2 puan çok can yakar. Rize içinse İstanbul deplasmanından alınan 1 puan altın değerinde.
Buradan iki hocaya da sitemi iletelim: Çağdaş hocam, bu kadar topa sahip olup geçişlerde bu kadar kolay gol yemek senin gibi bir taktikere yakışmıyor, savunmanın arkasına atılan toplara acil önlem şart! İlhan hocam, senin de takım öne geçtikten sonra bu kadar geriye yaslanıp skoru koruma sevdası valla billa saç baş yolduruyor; azıcık cesaret be hocam, bu maçı kopartabilirdiniz!