Cumartesi akşamı Antalya stadyumunda adeta bir taktiksel kör dövüşü, bir kaos senfonisi izledik abi. Maç öncesi puan durumuna bakıyorsun, iki takım da ligin dibine demir atmış, can havliyle sahaya çıkmış. Toplamda 27 şutun atıldığı, topun bir o kale önünde bir bu kale önünde fink attığı maçta üretilen toplam xG oranlarına baksanıza: Antalyaspor 0.80, Kayserispor 0.79. Yani analitik dille konuşursak, iki takım da ceza sahası çevresinde üçüncü bölge üretkenliğinden uzak, tamamen bireysel hatalara ve karambollere bel bağlayan bir pasiflik içindeydi. Ama tribün gözüyle baksan, vallahi de billahi de nefes kesen, heyecandan tırnak yediren, son saniyesine kadar “ne olacak bu iş” dedirten tam bir sokak futbolu izledik!


İlk Yarıdaki Sessizlik: Taktiksel Tıkanıklık ve Kaçan Balıklar

  • İlk 45 dakika taktik tahtasında iki hocanın da birbirini kitlemeye çalıştığı, ama sahada pas hatalarının havada uçuştuğu evlere şenlik bir oyun vardı. Antalyaspor topa %53 ile daha çok sahip görünse de, set hücumlarında yaratıcılık sıfırdı, tamamen Ramzi Safouri’nin ayağına baktılar. Kayserispor ise geçiş oyununu bir türlü beceremedi, hücumda organize olamadılar.

  • Dakika 8: Sam Larsson (S. van de Streek) ceza sahası dışından kaleyi yokladı ama teknik olarak pozisyon hazırlığı zayıf, şut etkisizdi. Tribünleri erkenden ayağa kaldırdı ama vuruş kalitesi tam anlamıyla dağlara taşlara!

  • Dakika 45+2: İlk yarının özeti; iki takım da net bir duran top veya organize atak seti planlayamadığı için soyunma odasına 0-0’lık tabela sıkıcılığıyla gidildi.


İkinci Yarıdaki Geri Dönüş: Georgi Dzhikiya’nın Aslan payı ve Son Dakika Şoku

  • İkinci yarı başlar başlamaz maçın çehresi değişti abi! Antalyaspor soyunma odasından fırtına gibi döndü, Kayseri savunması ise henüz tatilden dönmemiş gibi uyuyordu. Fakat futbolun yazılmamış kuralı bu maçta da işledi: Bitiricilik sorunun varsa, arkada ne kadar panterleşirsenleş, o son dakika kurşununu yersin. Kayserispor’un son saniyede gelen jeneriklik golü, ev sahibinin tüm taktiksel planını ve emeğini çöpe attı.

  • Dakika 52 (GOL!): Sahneye maçın adamı Georgi Dzhikiya çıktı! Ramzi Safouri’nin adrese teslim maestro pasında Dzhikiya, tilki gibi ceza sahasına sızdı ve kaleci Bilal’i çaresiz bırakan nefis bir vuruşla Antalyaspor’u 1-0 öne geçirdi. Stadyum yıkılıyor, adam panter gibi seviniyor!

  • Dakika 90+2 (GOL!): Maç bitti, Antalyaspor üç puanı cebine koydu derken… Kayserispor’da sahneye sonradan giren László Bénes çıktı. Savunmanın uzaklaştıramadığı topta ceza sahası dışından öyle bir vurdu ki, top çatala gitti abi, şahane bir jeneriklik gol! Antalyaspor savunması resmen uyudu, o dakikada o adamı orada bomboş bırakmak evlere şenlik bir yerleşim hatasıdır!


İstatistikler Yalan Söylemez: Sayılarla Bitiricilik Fiyaskosu

İki takımın da 2’şer adet büyük gol şansı kaçırması, hücum hatlarının son vuruşlardaki beceriksizliğini ve teknik kapasite zafiyetini net şekilde belgeliyor. Antalyaspor 10 korner kullanıp sadece 1 gol bulabiliyorsa, burada ciddi bir duran top organizasyonu problemi var demektir. Kayserispor ise 18 faul yaparak oyunu sürekli durdurdu, sertlikle ayakta kalmaya çalıştı.

İstatistik Antalyaspor Kayserispor
Topa Sahip Olma %53 %47
Beklenen Gol (xG) 0.80 0.79
Toplam Şut 13 14
Net Gol Pozisyonu 2 2
Kaleci Kurtarışları 3 4
Köşe Vuruşu 10 4

Tabloya bakınca insan hayret ediyor; iki takım da neredeyse eşit xG üretmiş, şut sayıları kafa kafaya (13’e 14). Ama gel gör ki isabetli şut oranlarında ve ceza sahası içi etkinliğinde tam bir cömertlik fiyaskosu yaşandı. Antalyaspor yakaladığı fırsatları laubali biçimde harcarken, Kayserispor kalecisi Bilal Bayazit yaptığı 4 kritik kurtarışla kalesinde devleşti, takımını maçta tuttu. Yani dostlar, bu kadar şuta bu xG oranları, iki takımın da hücumda ne kadar verimsiz ve plansız doldur-boşalt yaptığının resmidir.


Akdeniz’de Son Saniye Dramı!

Maçın uzatma dakikaları tam bir sinir harbi, tam bir dramaydı! Hakem Kadir Sağlam maça +5 dakika eklediğinde, Antalyaspor kulübesi ve tribünler bitiş düdüğü için saniyeleri sayıyordu. Dakika 90+1’de Soner Dikmen’in şutu bloklanıp korner olduğunda herkes “tamam, bu iş bitti” dedi. Ama futbol şakaya gelmez abi; 90+2’de László Bénes’in ayağından çıkan o füze ağlarla buluştuğunda Antalya stadyumuna resmen ölüm sessizliği çöktü. Konuk ekip adeta ipten döndü, ev sahibi ise avucunun içindeki galibiyeti göz göre göre kaçırdı.

Sezon / Lig Durumu Raporu

Bu 1-1’lik eşitliğin ardından iki takım da ligin alt sıralarından kurtulma şansını tepti; Antalyaspor 17. sırada, Kayserispor ise 16. sırada adeta cehennem hattında kalmaya devam etti. İki takım için de bu bir puana sevinmek imkansız. Buradan iki hocaya da sesleniyorum: Sevgili hocam, bu defans yerleşimleriyle, bu bitiricilik zafiyetleriyle ve bu evlere şenlik son dakika konsantrasyon kayıplarıyla bu lig bitmez; acilen o taktik tahtasının başına geçilmeli ve bu laubaliliğe bir son verilmeli, valla billa benden söylemesi!